"Hocam ağustos ortasına geldik, biz hâlâ hiçbir şey yapmadık. Çok mu geç kaldık?"
Bu cümleyi her yıl bu haftalarda duyuyorum. Genelde telefonun diğer ucunda gerginlik var, arka planda da bütün yaz sokakta olmuş bir çocuk.
Cevabım şu: geç kalmadınız. Ama önümüzdeki haftaları da boşa harcamayın. Okullar 14 Eylül Pazartesi açılıyor — yani elinizde tam beş hafta var. Bu beş hafta, çocuğu yormadan 8. sınıfa "hazır" sokmak için fazlasıyla yeterli. Yeter ki doğru şeye harcansın.
Dürüst olmak gerekirse velilerin ağustosta yaptığı hataların çoğu tembellikten değil, panikten kaynaklanıyor. Kırtasiyeden kucak dolusu kaynak alınıyor, "yarından itibaren günde 4 saat" deniyor, üç gün sonra da sistem çöküyor. Aşağıdaki beş madde, o çöküşü yaşamadan eylüle girmek için.
1. Karneyi değil, eksik listesini çıkarın
7. sınıf karnesi elinizde. Ama karne size çok az şey söylüyor — hangi konuda eksik olduğunu değil, hangi dersten kaç aldığını gösteriyor.
Yapılacak şey basit: çocuğunuzla birlikte oturun ve matematik ile fen için "hangi konuyu duyunca içim daralıyor" listesi çıkarın. Oran-orantı mı, cebirsel ifadeler mi, kuvvet ve enerji mi? Çocuklar bunu şaşırtıcı derecede iyi biliyor, sadece kimse sormuyor.
Listeyi çıkarırken tek uyarım şu: bunu bir hesap sorma anına çevirmeyin. "Neden bilmiyorsun bu konuyu" cümlesi listeyi anında bitirir, çocuk da bir daha dürüst cevap vermez. Amaç suçlu bulmak değil, harita çıkarmak.
Bu listenin ağustosta kapatılması gerekmiyor. Amacı, eylülde nereye yükleneceğinizi bilmek. 8. sınıf matematiği 7. sınıfın üstüne kuruluyor — temeldeki boşluk kasımda "çalışıyor ama olmuyor" diye karşınıza çıkıyor. Çalıştığı hâlde netleri artmayan öğrencilerin arkasında çoğu zaman tam olarak bu var.
2. Uyku saatini bugünden kaydırın
Bu maddeyi veliler en çok küçümsediği için başa yakın yazıyorum.
Yaz boyunca gece 2'de yatıp öğlen 11'de kalkan bir çocuk, 14 Eylül sabahı 7'de kalkmaya başladığında ilk iki hafta boyunca derste yok. Fiziksel olarak orada ama zihinsel olarak değil. Ve 8. sınıfın ilk iki haftası, yılın ritminin kurulduğu haftalar.
Yapılacak şey: her üç günde bir yatma saatini 20-30 dakika öne çekmek. Sert bir geçiş değil, sessiz bir kaydırma. Ağustosun sonuna doğru 23.00 civarına gelmiş olmak yeterli.
Bunu bir kural olarak dayatmak yerine sebebiyle birlikte anlatın. "Okul açılınca zorlanmayasın diye" cümlesi, "hadi yat" cümlesinden çok daha az direnç görüyor.
3. Günde 45 dakika — daha fazlası değil
Ağustosta yapılabilecek en değerli şey çok çalışmak değil, çalışma kasını uyandırmak.
Günde 45 dakika. Tek oturuşta, telefon başka odada, aynı saatte. İçeriği çok da önemli değil — geçen yılın konularından bir soru bankası bölümü, bir paragraf çalışması, hatta sesli okuma.
Amaç öğrenmek değil, eylülde "oturup çalışmak" fiilinin yabancı gelmemesi. Bir öğrencinin üç ay hiç oturmadıktan sonra doğrudan iki saatlik bloklara geçmesi, koşu yapmayan birinin doğrudan yarı maratona girmesine benziyor.
Şunu da ekleyeyim: bu 45 dakika hafta sonu dâhil her gün olmak zorunda değil. Haftada 5 gün, iki gün tamamen boş — çocuğun yazının kalanına da hakkı var.
Bir de saatin sabit olması, süresinden daha önemli. Her gün farklı bir vakitte yapılan 45 dakika, alışkanlığa dönüşmüyor; her gün aynı saatte yapılan 30 dakika dönüşüyor. Evinizin akışına en uygun aralığı bulun ve eylüle kadar oynatmayın.
4. Kaynak alışverişini eylüle bırakın
Şimdi biraz rahatsız edici bir şey söyleyeceğim: ağustosta alınan soru bankalarının önemli bir kısmı hiç açılmıyor.
Sebebi şu — kaynak seçimi, öğrencinin seviyesine ve okulun takip ettiği yayına göre yapıldığında işe yarıyor. İkisi de eylülde belli oluyor. Ağustosta kırtasiyeye gidip "8. sınıf ne varsa verin" demek, hem bütçeyi hem de çocuğun masasını gereksiz yere dolduruyor. Üst üste yığılmış on kitap, çocukta motivasyon değil ezilme hissi yaratıyor.
Ağustosta alınabilecek tek şey: bir adet konu anlatımlı temel kaynak veya geçen yılın eksiklerine dönmek için elde zaten olan kitaplar. Gerisi eylül işi.
Eylülde neyi, hangi sırayla alacağınızı ayrı bir yazıda ayrıntılandırdım: soru bankası ve kaynak seçimi rehberi.
5. Yılın konuşmasını şimdi yapın
Bu, listedeki en zor ve en çok fark yaratan madde.
8. sınıf, ailelerin en çok tartıştığı yıl. Tartışmaların çoğu da eylülde konuşulmayan şeylerden çıkıyor: telefon ne zaman kullanılacak, hafta sonu plan nasıl olacak, deneme sonuçları nasıl karşılanacak, kötü bir sonuç geldiğinde ne olacak.
Bunları kriz anında konuşmak imkânsız. Ağustosta, kimse gergin değilken konuşmak mümkün.
Uzun bir aile toplantısı gerekmiyor. Bir akşam yemeğinde şu üç soru yeter: "Bu yıl senin için en zor ne olacak sence?", "Ben ne yaparsam sana yardımı dokunur, ne yaparsam sinirlenirsin?", "Kötü bir deneme sonucu geldiğinde ne olmasını istersin?"
Üçüncü sorunun cevabını not edin. Kasımda lazım olacak.
Ağustosta yapılmaması gereken tek şey
Geri sayıma başlamak.
LGS 2027'nin tarihi henüz açıklanmadı — MEB genelde eğitim yılı içinde duyuruyor. Ama bu, evde geri sayım başlatmak için beklenmesi gereken bir şey değil zaten. Duvara sayaç asmak, her sabah "kaç ay kaldı" demek, ağustos ayında bir 14 yaşındaki üzerinde motivasyon değil yorgunluk etkisi yaratıyor.
Bir psikolojik danışman olarak yıllardır gördüğüm şu: erken başlayan baskı, sınav gelmeden önce tükeniyor. Şubatta hâlâ ayakta olan öğrenciler, eylülde en çok çalışanlar değil — eylülde en sürdürülebilir başlayanlar.
Hazırlığa ne zaman başlanması gerektiğini daha önce ayrıntılı yazmıştım; 8. sınıfta nasıl çalışılacağına dair genel çerçeve de blogda duruyor.
Sonuç: Beş hafta, beş madde, sıfır panik
Ağustos bir hazırlık ayı — hızlanma ayı değil. Bu haftalarda çocuğunuzun matematik netini artırmayacaksınız, artırmanız da gerekmiyor.
Yapmanız gereken tek şey, 14 Eylül sabahı okula giren çocuğun uyku düzeni yerinde, eksiklerinden haberdar ve evdeki kuralları önceden konuşulmuş biri olması. Bu üçü sağlandığında, eylül ve ekim ayları kendiliğinden çok daha kolay geçiyor.
Ve evet — geç kalmadınız.